21.9.10

tımarhanenin dışında hayat

hayat öyle geçip gidiyor işte..

dün pikniğe gittik mesela. tam da okullar açılmış, kimse yokken sessiz sakin bi piknik yapalım dedik. az gittik, uz gittik, stabilize yollara girdik, hatta sonra yola benzemeyen yollardan bile gittik. yolda bi koyun sürüsü, öbek öbek 7-8 koyun halinde, başlarını biraraya vermişler, dötleri de güneşe, öylece kıpırdamadan duruyorlar. hani aynen hayatları boyunca çok az şey öğrenen koyunların yeni doğan günü veya yeşil çimenleri her gördüğünde şaşırması gibi şaşakaldım ben de onlara. kuzu psikolojisi bu olsa gerek dedim. koyunları da geçince, sonunda böle kocamaaaan bi ceviz ağacı bulduk ve dibine yerleştik. önce bi etraf tarama, hazırlıklar falan, sonra çay demlendi. güzel bi kahvaltı ve çayın ardından etrafta gezindik. pek bişi yoktu gerçi.

öğle yemeği hazırlıklarına başlarken, 3 tane inek geldi, mö'leyerek beni suyun başından kaldırdılar, kendileri su içip, yollarına gittiler. sonra salıncak kurmaya karar verdik, çok kalın bi ip değildi, ama ince de değildi. kurduk salıncağı, koydum minderi, kendi çapımda eğleniyorum. zaten diyorum düşme tecrübem de var. ne de olsa bir yerde bir ip kopacak ve salıncaktan biri düşecekse o ben olmalıyım. sallandım sallandım, kendi kendimin fotosunu çekmeye çalıştım. işte o anda gök yarılsa, bi uzay aracı gelse, uzaylılar beni araçlarına hüüp diye çekse bile ilginç olmayacak kadar ilginç bi'şi oldu, ip koptu ve birden kendimi yerde buldum. 'yerle bir olmak' aslında böle bişiydi. dirseklerimi sıyıran yere teşekkür ettim. teşekkürüm 2-3 dakika falan sürmüş orda bulunanların dediğine göre. uzun zamandır düşmemiştim malum, nasıl bi duygu olduğunu unutmuşum. sonrası bütün piknik boyunca benim düşüşüm konuşulup gülüşüldü. gülüşülmek ayrı bi mesele.

inekler geri geldi. yediğimiz kavunun kabuklarını yedirdik bi güzel. foto falan çekindik hatta. ee artık şehir çocuğu olmuşuz, öle kolay kolay bi da ineklere kavun kabuğu yediremeyiz tabi.

hayat öyle geçip gidiyor işte.

3 yorum:

мєltєм on 22 Eylül 2010 01:17 dedi ki...

babam o kadar piknik yapak dediydi de üşencimizden bi pikniğe gidemedik:D yine iyi kafayı gözü yarmamışsın, şükret şükret:P

C3Moi on 22 Eylül 2010 03:10 dedi ki...

xD kilodandır

jakoobi on 22 Eylül 2010 08:47 dedi ki...

@meltem: kafayı gözü yaracak kadar yerden yüksek diildim ya.. ama dirsekler feci sıyrılmış.. :D neyse artık alışkanlık yaptı.

@c3moi: sorma ya ağırlığımdan ceviz ağacı bile yamulmuştu. ayıptır sölemesi şişko olabilirm azcık :D bilmem ki uzay aracı beni hüüp die çekebilir miydi ki bile? neyse malum oldu aslında bana ama ben tınmadım.

Yorum Gönder

 

J's Süpernova !