17.12.08

İçe doğan

defterimi açıp okuyorum her yazdığımı tekrardan. üstünden zaman geçince daha bir anlamlanmış her şey sanki. bir heyecan, bir hüzün, bir kızgınlık veya bunlara benzer herhangi bir duyguyla yazılmışlar tek tek, satır satır.. 'ne için?' dememek için zorluyorum kendimi, ben zaten biliyordum, cevabı yok, sen bişi deme.. 'öyle bir şey ki..' diye başlayan cümlelerime yenilerini eklemeye gerek yok artık. çünkü düşündükçe içinden çıkılmaz bir hal alıyor. bir şeylerden kurtaramamak kendini, ne kadar kötü, ne kadar anlamsız.. sonsuz aşk yoktu ya ! :)

uzun bir süredir hastalık hali, ilaçların kötü tesiri ve kendimi dışarıya kapadım ifadesiyle yaşıyorum. düşünüyorum, diyorum ki 'kızlar ne garip.. kendi kendilerine planlıyorlar, hayal ediyorlar, olmuş gibi davranıyorlar ve aslında olmadığını anladıklarında da yersiz, zamansız triplere giriyorlar.' kendine objektif bir gözle bakabilmek çok zor, inanın ! belki hala bakamıyor bile olabilirim ama en azından gelişme gösteriyorum. sonra bir mesaj geliyor arkadaşıma, eski sevgilisinden:

-yalancı !!!

kendim olmadığım için biliyorum, en azından çok daha objektif bakabiliyorum bu sefer. diyorum ki 'sadece kızlar değil, bazen erkekler de yersiz, zamansız ve gereksiz triplere girebiliyorlar.' mutlu olmak böyle miniminnacık bir detaydan bile çok garip ama mutlu oldum işte. dedim ya artık kendime eskisinden daha objektif bakabiliyorum, biliyordum, 'şansım yok', belki yine hastalık halinden, gülümsüyorum. 'mutlu gibi, umutlu gibi, bir düşte gibi..'


bişi deme, ben zaten biliyordum, içime doğmuştu..
nasıldı? 

0 yorum:

Yorum Gönder

 

J's Süpernova !